Kaynakların Kıtlığı, Seçimler ve EKPSS Atama Sayısı: Ekonomik Bir Düşünce Denemesi Hayatın temel paradokslarından biri şu: kaynaklar sınırlıdır, ihtiyaçlar ise sınırsız gibi görünür. Bu durum, bir kişiyi sadece “ekonomist” sıfatıyla değil, herhangi bir insan olarak günlük yaşamının her anında düşündüren bir gerçekliktir. Bir öğrenci burs aradığında, bir ailenin bütçesini planladığında ya da bir kamu adayı “EKPSS’ye kaç kişi atanacak?” sorusuyla karşılaştığında, kaynak kıtlığı ve seçimlerin sonuçlarıyla yüzleşiriz. Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı (EKPSS) özelinde bu sorgulama, hem bireysel karar mekanizmalarını hem de kamu politikalarının toplumsal refahı nasıl şekillendirdiğini anlamak için güçlü bir çerçeve sunar. 2024 yılında EKPSS ile kamuya engelli…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Güç İlişkileri, Toplumsal Düzen ve İktidarın Sınırları: BİM Sahibi Kim ve Nereli? İktidarın, toplumdaki güç dinamikleriyle nasıl şekillendiği, yalnızca ekonomik ya da politik bir analizle açıklanamayacak kadar derindir. Bugün, bir toplumun düzeni ve işleyişi; kurumlar, ideolojiler ve yurttaşlık gibi kavramlarla derinden bağlantılıdır. Toplumun nereye doğru evrildiğini anlamak için iktidarın ne şekilde kurulduğunu ve meşruiyetinin nasıl sağlandığını incelemek gerekir. Bu, sadece hükümetler veya büyük uluslararası organizasyonlar için değil, günlük yaşamımızda etkilenen tüm kurumlar için geçerli bir sorudur. Tüketici dünyasının en dikkat çeken aktörlerinden biri olan BİM, sadece perakende sektöründeki başarısıyla değil, aynı zamanda toplumsal güç yapısındaki yerinden dolayı da incelenmeye değer…
Yorum Bırakİç Paydaşlar: Güç, Meşruiyet ve Katılımın Sorgulanması Toplumlar, güç ilişkilerinin ve ideolojilerin iç içe geçtiği dinamik yapılardır. Bu yapılar, bir yandan toplumsal düzenin sağlanmasına hizmet ederken, diğer yandan bireylerin devletle olan ilişkisini belirler. Bir toplumda siyasi süreçlerin işleyişi, sadece hükümetin gücünü kullanmasından ibaret değildir; bu süreçte yer alan iç paydaşlar, toplumsal yapıların nasıl şekillendiğini ve bu yapıların meşruiyetini nasıl pekiştirdiğini anlamamıza yardımcı olur. İç paydaşlar, sadece devletin resmi kurumlarıyla sınırlı olmayan, ekonomik, sosyal, kültürel ve politik anlamda toplumsal düzeni şekillendiren, güç ilişkilerini belirleyen aktörlerdir. Peki, iç paydaşlar kimlerdir? Bu aktörlerin güç dinamikleri üzerindeki etkisi nedir? İç paydaşların toplumsal meşruiyet, katılım…
Yorum BırakÇiğli Fen Kaç Puan? Edebiyatın Anlatıcı Perspektifiyle Bir Değerlendirme Edebiyat, her kelimesinde bir dünyayı barındıran, her cümlesinde bir yolculuğa çıkaran bir sanat dalıdır. Bir anlatıcının gözünden dünyayı izlemek, hem bir keşif hem de bir anlam arayışıdır. Bazı sorular, basit gibi görünen ancak derinliğine inildiğinde çok daha fazlasını barındıran türden sorulardır. “Çiğli Fen kaç puan?” sorusu da bu türden bir sorudur. Bir okulun puanı, bir sistemin sonucudur; ancak aynı zamanda o puanın arkasında, öğrenciye dair hayaller, mücadeleler ve toplumsal bir beklenti de gizlidir. Bu yazıda, bu soruyu edebiyatın perspektifinden ele alacak, semboller, anlatı teknikleri ve edebiyat kuramları aracılığıyla hem bireysel hem…
Yorum BırakSağlık Sözcüğü Neyi Çağrıştırıyor? Ekonomi Perspektifinden Bir Değerlendirme Sağlık kelimesi, kulağa geldiğinde pek çok farklı anlamı çağrıştırabilir. Kimimiz için sağlıklı olmak, bir bedensel ve ruhsal dengeyi ifade ederken, kimimiz içinse sağlık, sadece hastalıklardan uzak olmanın ötesine geçen bir kavramdır. Fakat ekonomist bir bakış açısıyla sağlık, daha çok bir kaynak, bir yatırım ve ekonomik değer taşıyan bir kavram olarak ön plana çıkar. Sağlık hizmetleri, tıpkı diğer tüm ekonomik faaliyetler gibi, kıt kaynakların yönetilmesi, fırsat maliyetleri ve bireysel tercihlerle iç içe geçmiş bir alandır. Peki, sağlık sözcüğü, ekonominin temel ilkelerinden olan kıtlık ve seçimlerle nasıl ilişkilidir? Bu yazıda, sağlık kavramını mikroekonomi, makroekonomi…
Yorum BırakNiteliksel İş Yükü Nedir? Hepimiz iş hayatında, okuldaki derslerimizde veya günlük yaşantımızda çeşitli yüklerle karşılaşıyoruz. Ancak, bazen sadece fiziksel değil, duygusal ve zihinsel bir yük de taşıyoruz. Niteliksel iş yükü de tam olarak bu tür bir yükü ifade eder. Peki, gerçekten nedir bu niteliksel iş yükü? Sadece bir kavram mı, yoksa yaşamımızın derinliklerine işleyen bir gerçeklik mi? Hadi gelin, bu kavramın ne olduğunu ve nasıl şekillendiğini birlikte keşfedelim. Niteliksel İş Yükü: Tanım ve Temel Kavramlar Niteliksel iş yükü, bireylerin bir iş veya görev sırasında yalnızca fiziksel değil, zihinsel ve duygusal enerji harcamalarını ifade eder. Genellikle çalışan bireylerin, iş yerindeki görevlerin…
Yorum BırakMustafa Kemal Askeri Ateşe Olarak Atandığı Yerler ve Tarihsel Dönüşümleri Geçmişi anlamadan, bugünü anlamak mümkün olmaz. Tarih, bir halkın ya da bir bireyin geçmişteki seçimlerinin, başarısızlıklarının, zaferlerinin ve derslerinin sürekli bir yankısıdır. Mustafa Kemal Atatürk’ün hayatına dair incelikli bir bakış açısı, yalnızca Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemindeki dönüşümleri değil, aynı zamanda Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı noktaları da anlamamıza yardımcı olur. Mustafa Kemal’in askeri kariyerinde aldığı görevler, onu yalnızca Türk tarihinde değil, dünya tarihinde de önemli bir figür yapmıştır. Bu yazı, Mustafa Kemal’in askeri ateşelik görevlerini tarihsel bir perspektiften ele alacak, bu görevlerin hem onun kariyerindeki hem de Türk milletinin tarihinde oynadığı rolü…
Yorum BırakGardner Çoklu Zekâ Kuramı: Kaç Tane Zekâ Var? Bir insanın zekâsı, yalnızca matematiksel veya dilsel becerilerle sınırlı mıdır? Gerçekten de birçok kişi bu tür testlerle zekâyı ölçmeye çalışır. Ancak, Howard Gardner’ın 1983’te ortaya koyduğu Çoklu Zekâ Kuramı, bu geleneksel bakış açısının ötesine geçiyor ve zekâyı çok daha geniş bir spektrumda değerlendiriyor. Gardner, zekânın tek bir tür olmadığını, farklı becerilerin birbirinden bağımsız olarak gelişebileceğini savunuyor. Bu yazıda, Gardner’ın Çoklu Zekâ Kuramı üzerine derinlemesine bir inceleme yapacak ve bu kuramın günümüzdeki eğitim ve psikoloji alanındaki yeri üzerine tartışmalar sunacağız. Gardner’ın Çıkış Noktası: Tek Tip Zekâ Anlayışına Karşı 1980’lerin başında, dünya genelinde zeka…
Yorum BırakDeğer Artış Payı Kalktı mı? Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Hayat, sürekli seçimler yapmamızı gerektiren bir oyun gibidir. Kaynaklar kısıtlıdır; bu yüzden her adımda karşımıza çıkan fırsatlar ve kayıplar arasında denge kurmak zorundayız. Bu denge, sadece bireylerin hayatlarında değil, tüm ekonominin işleyişinde de belirleyici bir rol oynar. Fırsat maliyeti, bir seçeneğin tercih edilmesinin diğer seçeneklerin kaybıyla sonuçlandığını anlatan temel bir ekonomik ilkedir. Bu ilke, ekonomik kararların sadece kısa vadede değil, uzun vadede de toplumsal refah üzerinde önemli etkiler yarattığını gösterir. Bugün tartışacağımız konu, bir süredir gündemde olan “değer artış payı”nın kalkıp kalkmadığı meselesidir. Değer artış payı, ekonomik birimlerin üretim süreçlerinde yaratılan…
Yorum BırakGeçmişin izlerini bugünün harfleriyle okumak, insanlık tarihini anlamanın en kıymetli yoludur. Geçmiş, hem geçmişteki olayların hem de bugüne yansıyan etkilerinin bir araya geldiği bir panorama sunar; bu panoramayı doğru bir şekilde yorumlayabilmek ise, yalnızca o geçmişin içinden bakabilen bir anlayış gerektirir. İsraillilerin etnik kökeni ve tarihsel kimlikleri üzerine yapılan tartışmalar, bu türden bir analizin zenginliğini ve karmaşıklığını gözler önüne seriyor. İsrailliler hangi irktan gelir? Bu soruya vereceğimiz yanıt, yalnızca biyolojik bir belirleyici olmaktan çok, tarihi, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenen bir cevap olacak. Bu yazı, İsraillilerin kökenlerine dair derinlemesine bir tarihsel bakış sunarak, halkların etnik kimliklerinin evrimini anlamamıza yardımcı olacak.…
Yorum Bırak