Ailede Uyulması Gereken Kurallar Nelerdir?
Aile içindeki kurallar, tıpkı bir futbol takımının oyun planı gibidir. Hani, herkes birbirini tanır, ama yine de birkaç stratejiye ve kurala ihtiyacınız vardır ki, maç kazanasınız. Tabii bazen kurallar öyle bir hal alır ki, sanki biri kaşla göz arasında sizin hayatınıza ‘yeni bir kural’ ekleyip durur. Mesela ben, İzmir’de yaşayan, 25 yaşında ve günün birinde bir aile kuralı daha eklenirse şaşırmam. Ama şunu biliyorum ki, ailede uyulması gereken kurallar var ve bunlar hayatın her anında işimize yarıyor! Hem de hem de!
Kuralları Öğrenmek: Bir Süre Fark Edemeyebilirsiniz
Öncelikle ailedeki kurallar, genellikle herkesin içselleştirdiği kurallardır. Bu yüzden çoğu zaman farkına varmazsınız. Hani, anne sizin odanıza girdiğinde “Eyvah, o oda ne haldedir?” dediğinde siz şaşkın bir şekilde “Aa, neyi kastettiniz?” falan dersiniz ya, işte o an aslında bazı aile kurallarını anlamaya başladınız demektir. Ailenizin size hep öğrettiği “oda düzeni” kuralı tam da burada devreye giriyor.
Böyle zamanlarda iç sesiniz şöyle der:
“Ya bir dakika, ben ne zaman evin her alanını toplamak zorunda oldum?”
Sonra iç sesinize yanıt verirken, başınızı iki elinizin arasına alıp şu cevabı verirsiniz:
“Bunu 5 yaşımda öğrenmiştim ama nedense unuttum. Neyse, şansa bence evde kimseyi sinirlendirme.”
Yiyecek Paylaşımı Kuralı
Ailede uyulması gereken kurallardan biri de tabii ki “yiyecek paylaşımı”dır. Bu kural her evde farklı şekillerde işler, ancak temelde herkes aynı sonuca ulaşır: Herkesin yediği şey aslında herkesin yediği şeydir. Hele ki, tatlı! Evet, tatlı krallığı o kadar kutsaldır ki, akşam yemeğinden sonra tatlı varsa, bu “kim daha hızlı davranır?” yarışına dönüşebilir.
Yine, iç sesiniz devreye girer:
“Bunu ben istedim ilk, bu benim hakkım!”
Ama bir yandan da “Ama o kadar da aç değilim, al sen ye” diye düşündüğünüzü unutmayın. Sadece ailede tatlı paylaşımı kuralını unutmayın! Birinin tabağındaki tatlı bitmeden, sizinki de tükenmesin!
Sözlü İletişim: “Sen Gidince Zaten…”
Bu kural genellikle büyük bir aile toplantısında ortaya çıkar. Hani, tıpkı bir filmdeki gibi herkes bir masada toplanmışken, aniden konuşmalar yükselir. Kimi zaman anne, “Sürekli bu konuyu açıyorsunuz, neden bu kadar derine giriyorsunuz?” diye bağırır, baba “Yahu ben söylemedim mi?!” der ve siz sadece kaşlarınızı kaldırıp anlamaya çalışırsınız.
İç sesiniz devreye girer:
“Benim bu konuya karışmama gerek yok.”
Ama tabii hala bir şekilde kendinizi suçlu hissedersiniz. Bütün olay sadece evdeki huzuru sağlamak için.
“O Konuyu Bir Daha Konuşma” Kuralı
Ailede uyulması gereken kurallardan biri de “O Konuyu Bir Daha Konuşma” kuralıdır. Çoğu ailede bu kural, işin içinde bir gizem barındırır. Yani, bazen öyle konular vardır ki, tekrardan açıldığında herkesin ruh hali aniden değişir. İşte tam o noktada, bilinçaltınız size şöyle bir hatırlatma yapar:
İç ses:
“Yine mi o konu? Ben ona karışmam, ben de bir kaç yıl önce bu konuda sessiz kalma kararımı almıştım.”
Ve işler öylece yatışır. Çünkü ailenin sessiz ve derin anlamlar içeren kurallarına kimse karşı duramaz.
Büyüklerin “Duygusuz Çıkışları”
Bir de “duygusal çıkışlar” var, biliyorsunuz! Genellikle büyükler, çocuklarına “Hayat bu kadar kolay değil” diyerek bir çıkış yaparlar. O çıkış anı o kadar hızlıdır ki, siz tam anlamadan, o kuralınız oraya yerleşmiş olur.
İç sesiniz:
“Ben daha buna hazır değildim. Bu konuda bir çözüm önerim yok.”
İşte böyle kurallarla büyürken, her şeyin içinde çok fazla duygusal yoğunluk da gizlidir.
Sonuçta… Ailede Uyulması Gereken Kurallar Nelerdir?
Ailede uyulması gereken kurallar kişiden kişiye değişebilir ama aslında hepsi bizi biraz daha iyiye, doğruya, olgunluğa ve bazen de “güzel bir öğlen yemeği sonrasında tatlı”ya götürür. Belki de gerçek kural budur: her zaman o tatlıyı koru, çünkü sadece o sana bazen her şeyin doğru olduğuna dair güven verir.
Bütün bu kurallar, farklı yüzeylerde olsalar da hep bizi biraz daha insan yapar. Hani bazen, annemizin yapmaya çalıştığı o “güzel kuralları” anlamıyormuş gibi davransak da, aslında o kurallar hayatımızın vazgeçilmez bir parçasıdır. Tıpkı, bazen mutfakta dökülen bir şeker kutusunun ardından gelen “kardeşlerimle tatlıları paylaşmak” kuralı gibi.
Ailede uyulması gereken kurallar aslında bizi evin dışında da şekillendiren kurallardır. Ve işte bunlar, birbirimizle olan bağlarımızı güçlendiren temel taşlardır. Kendi küçük evimizde, farklı kurallarla yaşamayı öğrendiğimizde, aslında dünyaya karşı daha sağlam durabiliyoruz.