Donan Bal İyi mi? Bilimin Mutfağından Günlük Hayata Uzanan Tatlı Bir Tartışma Eskişehir’de kış uzun sürer. Soğuk sadece havada değil, insanın düşüncelerine de sızar. Böyle günlerde mutfağa girip dolabı açtığında gözün ilk bala kayar. Cam kavanozun içinde hafif matlaşmış, yer yer kristalize olmuş bir bal görürsün ve aklına o klasik soru gelir: Donan bal iyi mi? Ben de üniversitede çalışan, gün içinde laboratuvarla ofis arasında gidip gelen biri olarak bu soruyla defalarca karşılaştım. Hem öğrenciler soruyor, hem kantinde çay içerken arkadaşlar arasında konu dönüp dolaşıp bala geliyor. İlginç olan şu: Bal donunca insanlar ikiye ayrılıyor. Bir taraf “bozulmuş bu” diyor,…
Yorum BırakEtiket: bir
Hakkın Kullanılması TCK’da Ne Anlama Gelir? Zihnimde Sürekli Tartışan İki Tarafın Anlattıkları Bugün sizlerle “Hakkın kullanılması TCK’da ne anlama gelir” konusunda işinize yarayabilecek bilgileri paylaşacağız. Konya’da yaşıyorum. 26 yaşındayım. Günlerimin büyük kısmı teknik hesaplarla, mantık zincirleriyle ve bir yandan da insan davranışlarını anlamaya çalışan bitmeyen bir iç tartışmayla geçiyor. Hukuka merakım mühendislik tarafımla çatıştıkça zihnimde garip bir denge oluşuyor. Özellikle “hakkın kullanılması TCK’da ne anlama gelir?” sorusu üzerine düşündüğümde, içimde iki farklı ses birbirine giriyor. Biri net, analitik ve keskin: “Bu bir hukuka uygunluk sebebidir, sınırları bellidir.” Diğeri daha insani, daha kırılgan: “Peki ya adalet duygusu? Ya zarar gören kişi…
Yorum BırakBir Kadına Alınacak En Güzel Çiçek? Bilim, Duygular ve Günlük Hayatın Kesiştiği Nokta Sevgili Goi takipçileri, bugünkü yazımızda “Bir kıza çiçek gönderirken ne yazılır” konusuna odaklanıyoruz. Eskişehir’de yaşayan, üniversitede araştırma yapan 27 yaşında biri olarak çiçek meselesine dışarıdan bakmayı pek beceremiyorum. Çünkü laboratuvar verileri, makaleler, gözlemler bir yana; bir de hayatın içinde karşılaştığımız o küçük anlar var. Bir çiçeğin bir yüzü nasıl değiştirdiğini, bir sohbeti nasıl yumuşattığını, hatta bazen bir kırgınlığı nasıl hafiflettiğini defalarca gördüm. “Bir kadına alınacak en güzel çiçek?” sorusu da tam burada başlıyor. Basit gibi duran ama aslında biyolojiden psikolojiye, kültürden hafızaya kadar uzanan geniş bir alanı…
Yorum Bırakİşaret dili belgesi olanlar nerelerde çalışabilir? Sabahları İstanbul’da işe giderken metroda çoğu zaman aynı yüzleri görüyorum. Herkes kendi düşüncesine dalmış, kulaklıklar takılı, telefon ekranlarına gömülmüş… Ben de 27 yaşında, ofis işi yapan sıradan bir çalışanım. Ama bazı günler, kalabalığın içinde iki kişinin sessizce ama inanılmaz hızlı bir şekilde elleriyle konuştuğunu fark ediyorum. O an ister istemez düşünüyorum: “Bu iletişim biçimini bilen biri hayatın neresinde duruyor, nerelerde çalışabiliyor?” İşaret dili belgesi olanlar nerelerde çalışabilir? sorusu da aslında tam burada kafamda şekillenmeye başladı. Çünkü mesele sadece bir dil bilmek değil, aynı zamanda görünmeyen bir dünyaya köprü olmak gibi geliyor bana. Ve bu…
Yorum BırakGranül Ne Demek Fizyoloji? Hücrenin Tozunda Saklı Felsefi Gerçekler Bir filozof olarak doğayı izlerken, çoğu zaman en küçük parçaların en büyük anlamları barındırdığını fark ederim. Fizyolojide geçen granül kavramı da tam olarak böyle bir çağrışım yaratır. “Tanecik”, “küçük parçacık”, “hücre içi yoğunluk” gibi teknik anlamlarının ötesinde, granül, yaşamın mikroskobik düzeyde bile bir düzen, bir amaç ve bir bilinç barındırdığı fikrini hatırlatır. Peki, granül ne demek fizyoloji açısından? Ve bu küçük yapı, felsefi olarak bize ne söyler? Hücre içinde gizlenen bu tanecikler yalnızca biyolojik birer unsur mu, yoksa yaşamın ontolojik anlamına açılan bir kapı mı? Epistemolojik Bir Bakış: Bilginin Granülleri Fizyoloji…
8 YorumÖğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Granit Mutfak Tezgahı Fiyatını Öğrenirken Öğrenmek Üzerine Bir Yolculuk Bir eğitimci olarak, her sorunun içinde bir öğrenme fırsatı saklı olduğuna inanırım. “Granit mutfak tezgahı kaç TL?” gibi basit görünen bir soru bile, aslında bilgiye ulaşma biçimimizi, düşünme alışkanlıklarımızı ve öğrenme sürecimizi derinlemesine anlamamıza yardım eder. Çünkü öğrenmek sadece bilgi edinmek değil; aynı zamanda anlamlandırmak, sorgulamak ve bağlantılar kurmaktır. Bu yazıda, granit mutfak tezgahı fiyatı konusunu pedagojik bir bakışla ele alarak, hem bilginin içeriğine hem de öğrenme sürecinin kendisine odaklanacağız. — Bilgiyi Öğrenme Süreci: Meraktan Yapılandırmaya Öğrenme teorileri bize, bilginin sadece dışarıdan alınmadığını, aynı zamanda birey tarafından yapılandırıldığını…
4 YorumABP Hangi Parti? Tarihin Derin Katmanlarında Bir Siyasi Oluşumun İzleri Geçmişi anlamak, bugünü çözümlemenin en güvenilir yollarından biridir. Bir tarihçi olarak her zaman şu soruyu sorarım: Bir parti yalnızca politik bir örgütlenme midir, yoksa bir dönemin ruhunu yansıtan bir toplumsal bellek mi? İşte bu sorunun ışığında, ABP (Adalet ve Birlik Partisi) adını son dönemde daha sık duymaya başladığımız bir siyasi hareket olarak ele almak gerekir. Peki, ABP hangi parti? Bu oluşumun tarihsel kökleri nereye dayanıyor, hangi ideolojik damarları temsil ediyor ve Türkiye’nin siyasal dönüşüm haritasında nasıl bir yere oturuyor? Bir Dönemin Mirası: Adalet Arayışının Siyasi Yansıması Türkiye’nin çok partili hayata…
2 YorumBir Eğitimcinin Penceresinden: “Kilit Yaptırmak Kaç Para?” Sorusunun Pedagojik Derinliği Öğrenmenin dönüştürücü gücüne inanan bir eğitimci olarak, her sorunun ardında bir öğrenme fırsatı olduğunu düşünüyorum. Bazen en sıradan görünen bir soru bile – örneğin “Kilit yaptırmak kaç para?” – aslında düşünme biçimlerimizi, öğrenme yaklaşımlarımızı ve toplumsal değerleri sorgulamamıza neden olabilir. Çünkü eğitim yalnızca bilgi aktarmak değil, dünyayı anlamlandırma biçimimizi dönüştürmektir. Bu nedenle bu yazıda, bu basit ekonomik sorunun ardında yatan derin pedagojik anlamları, öğrenme teorileriyle birlikte ele alacağız. Öğrenme, Bir Kilit Açma Sürecidir Bilgi Kapılarını Açmak: Yapılandırmacı Yaklaşım Öğrenme sürecini düşünürken, bir kilidi açmak metaforu oldukça öğreticidir. Yapılandırmacı (constructivist) öğrenme…
4 YorumGönderici ve Alıcı Nereye Yazılır? Siyaset Biliminin Gözünden Bir İletişim ve Güç Analizi Toplumsal düzenin derin katmanlarında dolaşan bir siyaset bilimci için en basit iletişim biçimleri bile — bir mektup, bir e-posta, bir not — yalnızca teknik bir eylem değil, iktidarın, otoritenin ve kimliklerin ifadesidir. “Gönderici” ve “alıcı” ifadeleri, sıradan bir yazışma kuralı olmanın ötesinde, toplumsal hiyerarşilerin ve ideolojik yapıların yansıması olarak okunabilir. Bu yazı, “Gönderici ve alıcı nereye yazılır?” sorusunu yalnızca biçimsel değil, siyasal ve toplumsal bir mesele olarak ele alıyor. Çünkü iletişim biçimleri — tıpkı devletlerin, kurumların ve bireylerin kurduğu ilişkiler gibi — daima bir güç yönelimi taşır.…
4 YorumUçak Kolay Düşer mi? Gökyüzüne Dokunan Bir Hikâye Hikâyeler bazen kalbimizi gökyüzüne taşır. Bugün size, uçakların kolay düşüp düşmediği sorusunu, bir yolculuk esnasında birbirinden farklı bakış açılarıyla şekillenen bir hikâyeyle anlatmak istiyorum. Uçakta Başlayan Sohbet Bir sonbahar sabahı, İstanbul’dan İzmir’e giden bir uçakta, yan yana oturan iki yabancı arasında sıcak bir sohbet başlar. Mert, kırklı yaşlarında, mühendislik eğitimi almış çözüm odaklı bir adamdır. Hesapları, stratejileri ve mantığı ön planda tutar. Yanındaki koltukta ise Elif oturur; iletişim danışmanıdır, insanları anlamaya, empati kurmaya, duyguların inceliklerine dikkat eder. Kalkış anında, hafif bir sarsıntıyla birlikte Elif’in yüzünde kısa bir tedirginlik belirir. Gözleriyle pencerenin dışına…
6 Yorum